Buna Değer/Caner Çaylı, ACC

Mutlu Değilseniz, İşte Nedeni

Buna Değer       

Nelere sahip olmak istediğini biliyor, kim olmak istediğini bilmiyor musun? Şu an bu yazımı okuyorsan, buna zaman ayırdığına değer. Çünkü bir şeylere sahip olmak, istediğimiz doyuma ulaşmamıza yetmiyor. Bu yazımın amacı tünelin çıkışını bulmana küçükte olsa katkı sağlamaktır.

Sevdiğimiz şeylerin hepsi değer sayılır. Çünkü onlara önem veriyoruz. Onları sevilir kılanın ardında duygu, deneyim ve çevre ile oluşmuş kimliğimiz bulunur. Çok sevdiğim bir söz var.’’ Biz mi seçimler yapıyoruz yoksa seçimlerimiz mi bizi biz yapıyor.’’ Bu yazı seçimlerimizi yönetebileceğimize bir işarettir. Değerlerimizin bazılarının amaç, bazılarının ise araç değerler olduğunu bilmeye ihtiyacımız var. Statü isteği, zenginlik, para kazanmayı değer olarak mı görüyoruz. Size zenginlik, para ne veriyor? diye sorsam. Belki bana ‘’Özgürlük, etki yapabilme, katkıda bulunma, güven duygusu’ ’veriyor dersiniz. Bu zenginlik ve paranın bir araç olduğunu gösterir. Araçla amacın karıştırılmasından dolayı bazı hayatlar acı çekerek tamamlanıyor. Amaç değerler, size doyum veren, hayatınızı zenginleştiren, ödüllendirici kılan şeylerdir.

Pareto Kuralı Ne Söylüyor

Sağlığımızda sorun olduğunda doktora gideriz. Sıkıntımızı dinledikten sonra doktor bir de tahlil yaptırmak ister bizden. Hekimin amacı değerlerimize bakarak hastalığı teşhis etmektir. Tahlil sonuçlarına bakarak bozulan değerlerimizi bulmaya çalışır. Hayat da böyledir. En son yaşadığınız çatışma anınızı hatırlayın lütfen. Burada değerlerinizin dışına çıkan ve sizi rahatsız eden şey neydi?

Profesyonel koçluk eğitimlerinde ilk öğrendiğim, değerleri keşfetmek oldu. Değerlerini keşfeden insan hayat pusulasını bulmuş demektir. Beynimiz sürekli karşılaştırma yaparak sizde olmayanı bulmaya çalışır durur. Beyin zevke ulaşmak isterken diğer taraftan acıdan kaçmaya çalışır. Acıdan kaçmak için yaptıkları, zevki kazanmak için yaptıklarından daha fazladır. Günlük karar süreçlerinde acıdan kaçma isteğinin seçimlerimiz üzerindeki etkisi büyüktür. Bir de aldığı kararda haklı çıkmaya çalıştığını da unutmayalım. Çünkü beynimiz tutarlığı seviyor.

Pareto kuralını duymayan kalmamıştır. İlk 10 değerimize Pareto kuralını uygularsak %20 değerimiz gün içindeki kararlarımızın %80’ini oluşturmaktadır. Hangileri olduğunu merak ettiniz değil mi? Diğer değerlerinizi gün içindeki karar süreçlerine dahil etmiyorsanız hayat size biraz yorucu gelebilir. Aristo’nun da dediği gibi’’ Neyi tekrar tekrar yapıyorsak, oyuz.‘’ Değerleri keşfetmek, yaptıklarımızı neden yaptığımızı anlamaktır. Yaşam kalitesini artırmak için hangi değerlere göre yaşamak istediğimize bilinçli karar vermemizi sağlayacaktır.

Birlikte Değerlerini Bulmaya Ne Dersin?

Senin için hazırladığım aşağıdaki sorulara birkaç dakikalık zaman ayırabilir misin? Bu sorular ve ardından testi uygulaman değerlerine ulaşmana yardımcı olacaktır. Basit bir soruyla başlayalım.

-Hayatında senin için hangisi önemli? Neler için minnettarlık duyarsın?

-İlkokul ya da ortaokul öğretmenlerini hatırlamanı istiyorum. Zaman hangi öğretmenle daha hızlı ve eğlenceliydi,  neden?

-Bir kâğıt para olsaydın üzerinde kimin-neyin resmi olurdu? Hangi özelliğinden dolayı?

-Sabahları seni alarm kurmadan uyandıran şey nedir?

-Bu hayatta ailenin dışında seni ne ağlatır? Neyin yokluğu seni çok üzer?

-Hayatının anlamı nedir? Bir film ya da kitap olsaydın konusu ne olurdu?

-Hayatının kararı nedir? Sana bu kararı aldıran duygu neydi?

-Hayatının en önemli anı nedir? Bu anı senin için önemli kılan neydi?

-Dünyaya bir hayvan olarak gelseydin ne olurdun? Neden? Bu hayvanın diğerlerinden farkı nedir?

Ayrıca değer tablosunda bulunan değerler içinden senin için önemli olan ilk 15’ini, sonra 15 içerisinden 10 tanesini ve en son olarak 10 tanesi içinden 5 tanesini seçerek ilk 5 değerini bulmanı istiyorum. Bunu yukarıdaki soruların cevaplarıyla eşleştirerek değer sıralamanı oluşturabilirsin.

Değerlerini keşfetmen seçimlerini neye göre yaptığını bulmanı sağlayacaktır. Bunlar amaç değerler mi yoksa araç değerler mi? Gerçek pusulamızı bulmamız amaç değerlerimizi keşfetmemize bağlıdır.

İnsanların büyük çoğunluğu yaptığı işlerde aciliyet ve önemlilik durumunu karıştırmaktadır. Gün içindeki yaşadığımız her şey sizce de hem acil hem de çok önemli olabilir mi? Değerlerin keşfi bu durumu tetikleyen duyguyu keşfetmektir. Her şeyi kapsama ve kontrol etme çabamız bulunmaktadır. Bu durum hangi değerimizin devre dışı olduğunun mesajını da vermektedir. Joe Dispenza’nın dediği gibi’ ’Duygunu yönetemiyorsan ona bağımlısın demektir. ’Hangi duygulara bağımlıyız ki bizde sürekli aciliyet ve önemlilik yaratıyor. Şu an bilinen 130’un üzerinde bağımlılık türü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları güç, öfke, acındırma, onaylanma, stres, internet, yemek yeme ve ilişki bağımlılığı vb. Örneğin strese o kadar bağımlıyızdır ki her gün şikâyet ederiz. İstifa edeceğimizi, çalışmak istemediğimizi söyleriz ama yapamayız. Ya da güç bağımlılığı, kontrolün bizde olmasını isteriz, olmadığında öfkeleniriz. İşte çatışma anı bu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Değerleri bilmek sadece sizin için değil, eşiniz çocuğunuz ve sosyal hayatınızdaki öteki insanlar için de önemlidir. Bunun farkına varmak duygusal zekanızın güçlü olduğunu gösterir.

Ben kendi değerlerimi 1’den 10’a doğru sıraladım. Benim için hayatta en önemli şey, Katkıda Bulunmak, Huzur, Yaratıcılık, Gelişim, Başarı, Öğrenmek, Sevgi, Aile, Dürüstlük, Adalet, Eğlence.

Bir de Böyle Düşün?

Değerlerimizin neler olduğunu keşfettiğimiz aşamayı geride bıraktık. Asıl bundan sonrası önemli. Neden mi? Çünkü İlk 3 değerimizin diğer değerlerle uyumunu keşfedeceğiz. Hayatımızdaki doyum noktasına ulaşmak için pusulamızı kısıtlayıcı değerlerimizden özgürleştirici değerlerimize çevireceğiz. Sıralamadaki yerlerini değiştireceğiz. Unutmayalım ki bir duygunun bize faydası olduğu için onu sürekli karar süreçlerimizde öne çıkartıyoruz. Bu bize zarar veren bir duygu da olabilir. Bize faydası olmayan hiçbir duyguyu barındırmıyoruz. Çünkü beyin kendinden yanadır. Hipokampustan amigdalaya gelen ileti, iki farklı yolu izler. Öncelikli olarak %95 oranında duygu merkezi amigdala veriyi, ilkel beynimize havale yapar. Ardından duygularla oluşmuş deneyimlere bağlı tepkisel sürecimiz oluşur. Bunu gün içinde beyinde oluşan ortalama 70 bin düşünceye sürekli uygular. Ya da ikinci yol olarak amigdaladan ileti prefrontal kortexe geçer. Yalnız bu geçiş süreci deneyim kalitenize göre 6-8 sn sürebilir. Bunun için çatışma anında 10’dan 1’e doğru saymak fayda sağlamaktadır.

Bu durumu kavramak, aynı zamanda anda olmamıza da katkı sağlayacaktır. Burası daha çok sorularla çalışmaktadır. Başarılı insanların en büyük farkı, güçlü sorulara güçlü cevaplar bulmalarıdır. Bir durumla-sorunla karşılaştığımda kendime sorduğum bazı soruları paylaşmak istiyorum.

-Bu durumdan ne öğrenebilirim? Bu durumun harika yanı nedir?

-Henüz mükemmel olmayan nedir?

-Bu durumu istediğim hale getirmek için neler yapmaya istekliyim?

-Neleri yapmaz isem bu durum istediğim hale gelir?

-Bu durumu istediğim hale getirirken bu süreci nasıl zevkli kılarım?

Karar anlarımızda dışardan gelen etkilere karşı tepki verme eğilimimiz oldukça fazladır. Etki ile tepki arasını zaman olarak açmak, kendimize sorduğumuz sorulara bağlıdır. Etki yaratmanın ilk adımı kendimize güçlü sorular sormaktır. Bu sorular zihinsel, bedensel, duygusal ve sezgisel yönlerimizle bizi daha çok bütünsel yapacaktır. Bunu yapmadığımızda günlük birkaç değerimiz otomatik pilota bağlanmışçasına tüm kararları belirlemeye çalışıyor olacaktır. Çünkü bunu ondan biz istedik. Bu durum dolu dolu yaşamayı, potansiyelini keşfetmeyi ve gerçek yaşam pusulanı bulmayı engellemektedir.

Değerlerinizi Değiştirin Hayatınız Değişsin

Gerçek potansiyelinize ulaşmak için listenizdeki hangi değerleri çıkarma, yerine hangilerini almaya ihtiyaç duyuyorsunuz. Örneğin başarı değerinizi ilk sıraya koymak size nelere mal olmuş olabilir? Mutluluğu başa aldığınızda, başaramayacağınız ve çevrenize katkınızın azalacağı kaygısı mı yaşıyorsunuz? Ya da daha doğrusu mutlu olmak için başarmak yerine, mutlu mutlu başarmayı deneyimlemeye ihtiyacımız mı var? Yukarıda belirttiğim değer sıralamamda eğlenceyi ilk üçe koysam, öğrenmeyi daha keyifli hale getirir miyim? Katkıda bulunduğum şeyleri daha yaratıcı hale sokmama yardımcı olur mu? Başarmayı düşündüğüm hedeflerime daha neşeli ulaşmamı sağlar mı?

Bu sorular hepimiz için değerler arasında sörf yapmamızı söylemektedir. Gerçekte kim olmak istediğimize yaklaştıracaktır. Yaşam tecrübeleri kimliğimizi belirler. Kim olmak istediğimizi ise biz belirleriz.

‘’Büyük adamlar olmasa hiçbir büyük şey başarılamaz, insanlar da ancak karar verirlerse büyük olabilirler.’’ Charles De Gaulle.

Caner Çaylı, ACC

Referanslar Kaynaklar:

İçindeki Devi Uyandır-Anthony Robbins

Kendiniz Olma Alışkanlığını Kırmak-Joe Dispenza

Dürtü-Davıd Lewis

Mutlu Beyin-Loretta G.Breunıng

Önemli İşlere Öncelik-Stephen Covey