Koç: Ayna ve Pencere/PCC Zeynep Balaban

Koç, sana hem ayna hem penceredir.

Tuttuğu ayna seni uyandırır, seni güçlendirir. Aynanın açtığı pencerelere yaptığın yolculukta, senin yol arkadaşındır.

Koç, her şeyden önce sana inanır. Sen kendine inanmadığın zamanlarda bile.

Senin değerlerini, ruhunun neyi istediğini, düşünce ve duygularının ne için çırpındığını, onları nelerin bulandırdığını anlar. Bunu varsayımla değil, seninle konuşarak, çocuksu bir merak içinde, sana sorarak, seninle birlikte oynayarak an-lar. Seninle An-da kalır.

Hayatının o anı, o kesiştiğiniz an, kim bilir belki de başka an-lamlara gebedir? Koç, içindeki bu an-lamları, sana ayna tutarak, senin keşfetmene araç olur.

Ki böylelikle sen, yolun geri kalanında kendi başına dimdik durabilesin.

Koç, sana nasihat vermez. Veremez. Çünkü bilir ki, her kişi biriciktir, her deneyim kendine özgüdür. Birine nasihat vermek, o durumu, o kişiyi, o olayı, daha iyi bildiğini iddia etmektir. Böyle bir şey olamaz ki.

İnsan söz konusu olduğunda iki artı iki, iyi ki dört değildir. İyi bir koç, bunu bilir. Kimse için standart bir reçete, hiçbir olay için standart bir akış yoktur.

Yıllardır biriktirdiği deneyimler, karşılaştığı hayatlar, denemeler-yanılmalar, onun ancak kendine ve dolayısıyla sana sorduğu soruları güçlendirir; bu soruları daha zeki yapar.

Koç, sana odaklanır. Başka hiçbir arkadaşın, hiçbir müdürün, hiçbir dert ortağının odaklanamadığı şekilde.

Temasa geçtiğiniz ilk anda, onun ruhunun, kalbinin, zihninin bir parçası seninle yürüyordur artık. Kilitlenir. Alanında araştırdığı her teoride, kendinle ilgili yaptığı her gözlemde, diğer danışanlarında yaptığı her keşifte hem kendini bulur hem seni hem hepimizi.

O, sen, herkes, hep birlikte yürürsünüz o yolda. Belki gözle göremezsin bunu. Ama hissedersin.

Koç, senin potansiyeline herkesten önce, senden bile önce inanandır. Senin daha neler neler yapabileceğini, dünyaları alt üst edebileceğini senden önce görür.

Ve tutar kendini. Senin oraya adım adım, kendi gerçekliğinde gelmen için bekler. Koç, senin kendinle ilgili her şeyi keşfetmen için sabırla bekler. Sana olan inancını hiç kaybetmez. Beklemek zordur. Ama kişi oraya kendi varmalıdır. Güçlenmek için gerekli olan budur.

İster ana-baba, ister çalışan, ister iş insanı ve lider ol, istersen hayata yeni atılacak bir genç: Kimi zaman önünde birden çok seçenek olduğunu anlayamaz insan. Sanır ki, o anda bulunduğu gerçeklik, tek gerçekliktir. Kapana kısılmış hisseder. Ruhu, onun artık bu kapanın dışına çıkması gerektiğini fısıldar. Bir şeyleri değiştirmesi gerektiğini. Koç, asıl değişimin kendinde olduğunu hatırlatır sana. Aslında önünde duran sonsuz seçeneklerin farkına vardırır. Yol boyunca kazandığın öğrenmeler, aynaların sağladığı farkındalık pencere olur açılıverir önünde.

Yepyeni manzaralar, gerçeklikler orada seni kucaklamayı bekler.

O gerçeklikler her ne kadar senin gerçekliklerin de olsa yenidir senin için. O yüzden adım atmak cesaret gerektirir. Koç, senin kendi cesaret yolculuğunda senin en yakın destekçindir.

Zeynep Balaban, PCC, Lider ve Takım Koçu