İnsan Doğası Yeni Bir Sıçramanın Eşiğinde / Hatice Yıldıran

Bu yazının başlığını belirlerken, Psikoloji Profesörü Clare Graves’in 1974 yılında The Futurist’te yayınlanan “İnsan Doğası Yeni bir Sıçramaya Hazırlanıyor” makalesinden esinlendim. Makale, dış dünyadaki koşullara bağlı olarak insanın varoluşsal ihtiyaçlarının sürekli değiştiğini, dış dünyadaki değişime uyum sağlamak ve zorluklarla başa çıkmak için yeni keşifler ve öğrenmeler yaşadığını, bu süreçlerin de insanı bilinçlendirerek yeni bir varoluş düzeyine taşıdığını ifade ediyor. Ancak, insan yeni bilinç düzeyindeyken, hafızasına kazılı eski bilinci (meme, mim) de örüntü olarak taşıdığından Graves, entelektüel evrimin genişleyerek yükselen bir spirale benzediğini ifade eder.

Günümüze gelinceye dek insanın varoluşsal ihtiyaçları, birinci varoluş seviyesinde hayatta kalma (bej mim), ait olma (mor mim), güçlü olma (kırmızı mim), kurallara uyum ve düzen (mavi mim), statü ve zenginlik (turuncu mim), sevgi (yeşil mim) olmuştur. Bunlardan bej, kırmızı ve turuncu mimler ben merkezli, mor, mavi ve yeşil biz merkezli, çoğulcu bakış açılarına sahiptir.

Graves’in makalesi, ikinci varoluş seviyesini işaret etmekteydi ve insan doğasının hazırlandığı sıçrama, sistemlerin öne çıktığı ikinci varoluş seviyesinin sarı istasyonuydu. Bilim ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak değişimin hızlanması, beraberinde belirsizliği ve karmaşıklığı getirdi. Yanı sıra yüzlerce yıldır hoyratça kullandığımız dünya, günümüzde yaşamı tehdit eden kötü sorunlarla karşı karşıya. Sarı bilinç aşamasının bütüncül, sistemik ancak bireyci bakış açısı, bu sorunları tespitten başka bir işe yaramıyor. İnsan doğasının bugünkü varoluş ihtiyacı tıpkı, bej mimde olduğu gibi, hayatta kalma. Birlikte yaratım için kolektif bilinç gerekiyor. Bu nedenle insan doğası yeni bir sıçramanın -turkuaz aşamanın-eşiğinde. Birlikte yarattığımız sorunlara birlikte çözüm bulabileceğimiz kolektif bilincin eşiğinde.

2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 193 ülke tarafından imzalanan daha iyi bir dünya için 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri aşağıda sıralanmıştır.

Hedef 1. Her tür yoksulluğu, nerede olursa olsun sona erdirmek.
Hedef 2. Açlığı bitirmek, gıda güvenliğini sağlamak, beslenme imkânlarını geliştirmek ve sürdürülebilir tarımı desteklemek.
Hedef 3. İnsanların sağlıklı bir yaşam sürmelerini ve herkesin her yaşta refahını sağlamak.
Hedef 4. Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese yaşam boyu eğitim imkânı tanımak.
Hedef 5. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarını güçlendirmek.
Hedef 6. Herkes için temiz suya ve sağlığa uygun yaşam koşullarına sürdürülebilir erişimin sağlanması.
Hedef 7. Herkes için erişilebilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerji sağlamak.
Hedef 8. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik kalkınmayı sağlamak, tam ve üretici istihdamı ve insan onuruna yakışır işleri sağlamak.
Hedef 9. Dayanıklı altyapı inşa etmek, sürdürülebilir ve kapsayıcı sanayileşmeyi ve yeni buluşları teşvik etmek.
Hedef 10. Ülkelerin içinde ve aralarındaki eşitsizlikleri azaltmak.
Hedef 11. Kentleri ve insan yerleşim yerlerini herkesi kucaklayan, güvenli, güçlü ve sürdürülebilir kılmak.
Hedef 12. Sürdürülebilir tüketimi ve üretimi sağlamak.
Hedef 13. İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele için acil olarak adım atmak.
Hedef 14. Okyanusları, denizleri ve deniz kaynaklarını sürdürülebilir kalkınma için korumak ve sürdürülebilir şekilde kullanmak.
Hedef 15. Karasal ekosistemleri korumak, restore etmek ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak, ormanların sürdürülebilir kullanımını sağlamak, çölleşme ile mücadele etmek, toprakların verimlilik kaybını durdurmak ve geriye çevirmek ve biyoçeşitlik kaybını durdurmak.
Hedef 16. Sürdürülebilir kalkınma için barışçıl ve herkesi kucaklayan toplumları teşvik etmek, herkesin adalete erişimini sağlamak, her seviyede etkin, hesap verebilir ve kucaklayıcı kurumlar inşa etmek.
Hedef 17. Sürdürülebilir kalkınma için küresel ortaklığın uygulama araçlarını güçlendirmek ve küresel ortaklığı yeniden canlandırmak.

Egodan Ekoya: Kolektif Liderlik

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri tamam da bu vizyonu gerçekleştirecek liderler nerede? Bu liderlerin kendilerinden başlayarak içinde yaşadıkları doğal ve sosyal çevreyi dönüştürebilmek için daha büyük bir bilince sahip olmaları gerekiyor. Öncelikle, iç ve dış dünyasının farkında, “hepimiz” bakış açısına sahip, farklılıkları zenginlik olarak görebilen, problemlere değil, problemi yaratan paternlere odaklanabilen, herkesi üretken katılıma dahil edebilecek, yaşam hakkına saygılı bütüncül, kolektif bir bilince sahip olmaları gerekiyor. Bu bilinçle, yaşam sürdürülebilir.

Kolektif Liderlik Enstitüsü Kurucusu Dr. Petra Kuenkel, sürdürülebilirlik için dönüştürücü değişim yaratan canlılık ilkelerini aşağıdaki gibi sıralıyor.

  1. Bilinçli Üretkenlik (Yaşam Amacı)
  2. Geçirgen Koruma (Kimlik ve Anlamlı Aidiyet)
  3. Yenilikçilik ve Yaratıcılık
  4. Bağlamsal Birbirine Bağlılık
  5. Bütünlük
  6. Propriyoseptif ( Biliş-Anlam Oluşturma Bilinci)

Bu ilkelerin her biri farklı bir yazı konusu olarak ele alınacaktır.

 

Hatice Yıldıran, MCC, MBA, Eğitmen

05.02.2021