Eyvah Kriz Var Ne Yapacağız?! / Nazım Yılmaz

Kontrolünün en az bulunduğu koşullarda bile, bu koşullara vereceğin tepki, tamamen senin elindedir! Bu koşullar doğrultusunda ne yapacaksın?

Şikayet mi edeceksin? Sürekli olarak hayıflanarak adım atmayı tamamen bırakacak mısın? Yoksa gerçekleri gördükten sonra bakış açını değiştirerek çözüme mi odaklanacaksın? Durumlara karşı verdiğimiz tepkiler, aslında hayatın her alanında birbirine benzer: krizlerden devamlı olarak şikayet etmek yerine, bunları, kimsenin fark etmediği bir perspektiften bakarak fırsata dönüştürmek, sadece ekonomik değil, hayatın bütününde karşılaştığımız her türlü krize karşı da uygulanabilir.

İlginçtir ülkenin büyük ekonomik kriz dönemleri benim kariyerimi olumlu yönde ateşlemiştir. Bankacılığa sektörünün dibi olan gişeden 2000 de başlamışken 2001 kriz döneminde bir başarı hikayesi yazarak 12 ayda Bireysel Bankacılık Satış Yönetmeni nefes almadan da KOBİ Müşteri ilişkileri Yönetmenliğine sadece 11 ay içinde terfi ettim. Tüm dünyayı sarsan 2008 ekonomik dalgalanmasının içinde 2009 da planımı hayata geçirip 2010 da Garanti Bankasında Şube Müdürü oldum. 10 yılda Bankanın sermayedar, üst yönetim ve iş yapma şekli değişikliklerini yakından yaşadım ve çalıştığım şubelerim adına geçiş süreçlerini sağlıkla yönettim.

Tarih kitaplarının Corona denen virüsle yazıldığı günlere tanıklık ediyoruz. Hepimiz eve kapandık ve virüs sonrası ikinci dalgada dünyanın ekonomik krizinin girdabında ülkemizin nerede olacağı, kendi adımıza da nasıl bir geleceğe uyanacağımızın kaygısını taşıyoruz.

Hiçbirimiz bu krizin nedeni değiliz ancak etkileneceğiz. Peki ne yapacağız? Durumu kabullenerek çaya biraz kaynar su ilave edeceğiz, yeniden çay demlemeye gerek kalmamasını umarak J Ying Yang misali karanın içindeki akı , krizin içindeki , ardındaki fırsatı kollayacağız. Her ne olursa olsun vardır elbet bir öğretisi, vardır bir güzelliği. Günebakan çiçeği gibi hep güneşi arayıp güneşe döneceğiz yüzümüzü.

İlişkilere bakacak olursak; Eşinle, sevgilinle , çocuğunla, ebeveynlerinle, komşularınla, iş arkadaşlarınla, yöneticinle , çevrendeki herhangi biriyle ilişkinde krizin eli kulağında veya tamda merkezindesin. Ne yapacaksın?

Ne mi yaptım? Değerlerimi düşünerek benim için ne kadar önemli olduklarına odaklandım. Peki konuları birde bu açıdan okuyalım diyerek haklı aramadan ilişkilerimi yeniden yapılandırdım.

Bir yönetici olarak aynı hedef için bir arada çalıştığım ekip arkadaşlarım liderlik yolculuğumda yenilikleri deneyimleme fırsatını yarattı. Bazen hizmetkar bir lider, bazen vizyoner bir lider, bazen dönüşümcü bir lider bazen de omzunda ağlanan baba idim. Ama şu bir gerçek ki artık beraber çalışmasak ta birbirimize duyduğumuz güven, sahiplenmek duygusu bizi dostluğuna değer verdiğimiz kişilere dönüştürdü.

İşimde en sevdiğim yanlardan biri boğazına kadar problemlere gömülerek sorunları çözmeye zaman harcayan adam olmak yerine problem çıkmamasını sağlayacak tıkır tıkır işleyen düzenleri kurmak öngörüsüdür. Bu öngörü aynı zamanda ekibin işini kolaylaştırdığı için onlarda değerliyiz hissi yaratıyor, aidiyet duygusu gelişiyor, farklı bakma yeteneğini güçlendiriyor ve performansını artırıyor.

Coronalı günler koşulları altında ne yapacaksın? Şikayet mi edeceksin? Sürekli olarak hayıflanarak adım atmayı tamamen bırakacak mısın? Yoksa gerçekleri gördükten sonra bakış açını değiştirerek çözüme mi odaklanacaksın? Durumlara karşı verdiğimiz tepkiler, aslında hayatın her alanında birbirine benzer…..

Nazım Yılmaz / Profesyonel Koç