Belirsizlik Yönetimi/Hatice Yıldıran, MCC, MBA, Eğitmen

Eski zamanlardan birinde kaplumbağalar arasında bir yarış düzenlenmiş. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Vakit gelince, bir sürü kaplumbağa, arkadaşlarını seyretmek için yarış yapılacak bölgeye toplanmışlar. Ve yarış başlamış.

Seyircilerden hiçbiri arkadaşlarının kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Kimileri bu inançlarını bağırarak dile getirmekten kaçınmıyorlarmış. Yarışmaya katılan kaplumbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmaz bir gayretle kuleye tırmanmaya çalışıyormuş.

Seyircilerin sesleri yükselmeye başlamış; giderek bağıranların sesleri yarış alanında yankılanır olmuş”. Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar” Sonunda, biri hariç, diğer kaplumbağaların tümü ümitlerini yitirmiş ve yarışı terk etmişler.Diğer yarışmacılar ve seyirciler, hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kaplumbağa ona yaklaşıp “Zirveye nasıl çıktın? Diye sormuş. O anda farkına varmışlar ki; kuleye çıkan kaplumbağa sağırmış!

Yaşadığımız belirsizliklerin oluşmasında çevreden gelen milyonlarca mesajın çok büyük etkisi var. Herkes bir şeyler söylüyor, eğer kim olduğumuzu, ne istediğimizi, dünyaya geliş amacımızı bilmezsek, belirsizlik sarmalında döner dururuz.

Belirsizlik yönetiminin ilk ve en önemli stratejisi, bir durup kendimiz üzerinde düşünmektir. Sokrates’in asırlar öncesinden seslenişi gibi: Kendini Bil!

Ben kimim? Bu dünyada varoluş amacım ne? Nereye gitmek istiyorum? Anlamlı bir hayat yaşadım diyebilmek için neleri gerçekleştirmeye ihtiyacım var? Bunları belirlemek bizi sağır kaplumbağa yapar. Etrafı dinleme yerine kendimizi gerçekleştirmeye odaklanırız.

Nasıl ulaşacağımız ise, bazı kaslarımızı geliştirmekle mümkün. Nedir bu kaslar? Sürprizlere açık olmak, manevra yapabilmek, olanı sevmek yani kendimizi pozitifte tutabilmek. Bu bize duygusal esneklik kazandıracak.

İngilizce ’de “emergency” diye bir kavram var. Ortaya çıkış anlamına geliyor. Ortaya çıkan şey, her zaman istediğimiz sonuç olmayabilir ama hepimizin hayatında “iyi ki de öyle olmuş” dediğimiz çok sayıda yaşantı olmuştur. Hatırlayalım.

Sonuç olarak, insan doğası karmaşık uyumlanabilir bir sistemdir. Yaşadığı zorluklarla başa çıkma becerisi geliştirerek bugüne gelmiştir. Belirsizlikler hep vardı ve var olmaya da devam edecektir. Kendi varoluş nedenimizi, kim olduğumuzu, hangi yetilerle donatıldığımızı, bunları sürdürülebilir bir yaşam için nasıl kullanacağımızı bilirsek, iç dünyamızda netleşir, dış dünyadaki belirsizlikleri daha kolay yönetebiliriz.

Koçluk sisteminin günümüzde hızla yayılıyor olması da bu bilincin gelişmesiyle paralellik gösteriyor. Önce kendi kaosumuzdan kurtulalım.

19 Şubat 2021

Hatice Yıldıran, MCC, MBA, Eğitmen