Yaşam Koçluğu Moda mı, İhtiyaç mı?

Bir süredir dillerde olan yaşam koçluğu insanların hayatına ne yapıyor? Yeni yeni ortaya çıkan bu iş alanı gerçek bir ihtiyaç mı ya da bir süre sonra yok olup gitmeye mahkum bir moda mı?
Neden bazı kişiler daha önceki işlerini bırakıp bu alana yöneliyorlar?

Bir yaşam koçuyla çalışan kişiler neden buna ihtiyaç duymuşlar ve nasıl yararlanmışlar bu sistemden?… gibi sorular bu alana ilgi duyan kişilerin aklından geçen sorular.
Bu gibi merak konularını bir parça gidermeye çalışalım.

Geçmişe değil, bugüne odaklan

Koçluk sistemi gerçekten işleyen ve etkisini çok uzun süre hatta ömür boyu hissettiren bir sistem. Çünkü koçluk, geçmişi deşmeden yarına ve bugüne odaklı, eylemlerle işleyen bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bu süreçte yepyeni bir düşünme sistemiyle karşılaşma şansı elde ediyorsunuz. Nedenlere takılmadan nasıl sorusuna cevap vererek hem sorunlarınıza yapıcı çözümler getiriyorsunuz hem de geleceğe dönük hayallerinizi netleştiriyor ve ulaşabileceğiniz hedefler haline getiriyorsunuz. Bir kere hedefler belirlendikten sonra ise artık iş, stratejileri ve eylem adımlarını bugünden yarına belirlemeye ve gerçekleştirmeye kalıyor. Tüm bu süreç bahane üretmeyen, çözüm üreten bir şekilde akıyor. Koçluk bu süreçte olumlulara odaklanıyor, olumsuza değil. Koçla müşterisi arasında yaratıcılığı geliştiren ve artıran bir süreç yaşanıyor. Kişiler sürekli dönüp dönüp kendilerine bakıyorlar, tartıyorlar, biçiyorlar, düşünüyorlar… Müthiş bir gelişim ve farkındalık başlıyor.

Hayatının fotoğrafını çek

Koçlukla tanışan kişiler önce hayatlarında bulundukları noktanın fotoğrafını çekiyorlar sonra da olmak istedikleri yeri kurguluyorlar. Yani hayatlarının farklı alanlarına bakarak hangi konularda tıkanıklık yaşıyorlar, hangi konularda yenilik istiyorlar, hangi konularda kendilerini daha mutlu hissetmek istiyorlar; neleri değiştirmek nelerden vazgeçmek istiyorlar hepsini bir bütün olarak görüyorlar ve saptıyorlar.
Bütün alanları kapsayan bu fotoğraflama sürecinde kişi kendisine dışarıdan bir başka gözle bakma fırsatını elde ediyor. Hangi alanlarda kendinden ve yaşamından tatmin olduğunu görüp, hangi alanlarda kritik gediklerini aşması gerektiğini, hangi alanlarda kendisine yeni hedefler koyması gerektiğini gözlemliyor. Geleceğe yönelik hayallerinin neler olduğunun altını bir kez daha çiziyor ve tüm hatlarıyla düşlediği yaşamın senaryosunu yazmaya başlıyorlar. Kişiler hayatlarının büyük fotoğraflarını yani vizyonlarını belirledikten sonra ise işler biraz daha kolaylaşıyor. Artık tembellik yapmadan çalışmaya kalıyor iş.

Aslında kişiler tüm bunları yalnız başlarına yapıyorlar; koçları yalnızca onlara yol arkadaşlığı yapıyor. Belirlenmiş olan hedefe gitmelerinde destek oluyorlar; hayatın içinde var olan engellerle karşılaştıklarında eşikleri atlamalarını, yoldan çıkmadan hedeflerine doğru ilerlemelerini sağlıyorlar. Kişilere bulundukları nokta ile olmak istedikleri yer arasındaki mesafeyi aşmaları yönünde destek veren yaşam koçları bu mesleği seçerken önce kendilerine koçluk yapmaya başlıyorlar ve hatta profesyonel olarak bir koçtan koçluk alıyorlar. Sözün kısası koçluk alan kişiler de koçluk mesleğini öğrenmek için eğitim alan kişiler de hayatlarına bambaşka açılardan bakarak kendilerine ve ihtiyaçlarına yönelik farkındalıklarını yükseltiyorlar ve kendilerine sürekli yeni hedefler koyarak motivasyonlarını hep maksimumda tutuyorlar.

Birçok insanın Yaşam Koçuna ihtiyacı olabilir

(Altan Şahinoğlu Özen)