Tersine Mentörlük

Karşılıklı Faydaya Yönelik İşbirliği

Tersine mentörlük tek yönlü bir yol değildir.

İnsanlar çoğu zaman bir iş yerinde ne kadar uzun süre çalıştıysanız o kadar çok bilirsiniz ve öğrenmeye ihtiyacınız yoktur diye düşünürler. Bununla birlikte, işe yeni başlamış genç çalışanlar çoğunlukla yepyeni becerilere ve uzmanlıklara sahiptirler ve eski çalışanlara taze bir bakış açısı ve yeni yöntemler sunabilirler.

Şirketler artık yukarıdan aşağıya öğrenme sisteminin her zaman işe yaramadığını farketmeye başladılar, özellikle de işin içinde sosyal medya ve teknoloji varsa… Bu sistem genç takım üyelerine up-to-date bilgi ve becerilerini tecrübeli iş arkadaşlarıyla paylaşma fırsatı sunar.

Bu makalede ‘Tersine Mentörlük’ sistemini inceleyerek kuşaklar arası nasıl köprü oluşturacağını göreceğiz.

‘Tersine Mentörlük’ nedir?

Tersine mentörlükte yeni üye daha eski bir üye ile profesyonel iş birliğine girer ve karşılıklı bilgi, beceri ve bakış açılarını paylaşırlar. Örneğin; genç çalışan Pinterest, WhatsApp, Instagram gibi araçların kullanımında daha ustadır. Bu teknolojileri kullanmada  daha az tecrübeli bir çalışan ile eşleştirme o kişiye potansiyel müşteri ile kontak kurma konusunda kolaylık sağlayacaktır.

General Electric’in eski CEO’su Jack Welch, tersine mentörlük kavramını iş dünyasına kazandıran kişidir. 1990’lı yılların sonunda teknolojik becerilerinin az olduğunu keşfetti ve yeni jenerasyonun teknoloji konusunda yöneticilerinden daha bilgili olduğunu fark etti.  Bu nedenle 500 üst düzey yöneticisinden yeni başlayan gençler arasından mentör seçmelerini istedi.

Genelde mentörlerin  menteé den daha yaşlı ve daha tecrübeli olmaları beklenirdi.  Bununla birlikte tersine mentörlük sistemi iki tarafın da beceri eksiklikleri olduğunu kabul eder ve her bir çalışan diğer çalışanın güçlü yönleri  yardımıyla kendi  zayıf yönlerini geliştirebilir.

Neden ‘Tersine Mentörlük’ ilişkisi?

Tersine mentörlük  iş dünyasında kuşaklararası çatışmaları önler: Baby Boomers (1946- 1964 arası doğanlar),  X Kuşağı (1965-1976 arası doğan), ve Y Kuşağı , (1977-1998 arası doğan). Bu gruplar çok farklı sosyal ve kültürel altyapılardan gelmiştir bu da farklı iş anlayışı, farklı kafa yapısı ve farklı davranış kalıplarını beraberinde getirir.

Bu durum, baş etmesi zor bir çok ön yargılara sebep olur. Örneğin; bazı insanlar Milenyum (Y Kuşağı) kuşağını şımarık, ben merkezci ve düşük motivasyonlu olarak tanımlar. Buna karşılık, Milenyum kuşağı ise eski kuşakları etkisiz ve değişime dirençli olarak görür. Yöneticiler ve liderler kuşaklar arası boşluklar arasında nasıl köprü oluşturacaklarını öğrenmeli, genç kuşaklarla iletişim kurmalı, onları dahil etmeli ve Motive etmelidirler. Tersine Mentörlük,  bu stereo tipler ile ilgili zorlukları ortadan kaldırır ve hem takımın üyelerine hem de bütün olarak kuruma faydalı olur.

Not:

Şunu unutmamak gerekir ki, belli bir kuşağın tüm üyeleri aynı becerilere sahip değildir. Takımın her bir ferdini birer birey olarak ele almalı ve tersine mentörlük sistemini işletirken en doğru eşleşmeyi yapmalısınız. Bu süreci sağlıklı yürütmek için şirket ve kurumların koçluk hizmeti alması çok faydalı olacaktır.

(Çeviren Buket Özen)

Kaynak:

https://www.mindtools.com/pages/article/reverse-mentoring.htm