Mevlana ve İntegral Felsefe / Buket Özen

Her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlana sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.

Mevlana’nın insanlığa bütünsel bakışı ‘Gel ne olursan ol yine gel’ çağrısında yansımaktadır. O, insanı hem bulunduğu toplum, dünya ve evren içerisinde, hem de kendi bireysel varoluşunda bütünsel olarak ele almıştır.

Mevlana’ya göre hakikati arayan kişi bunu ancak kendisinde bulabilir ve hakikati kendisinde görebilir. İnsanın dışında bir hakikat yoktur.

Ey güzelliğin aynası mutlu varlık. Her şey sensin. Âlemde ne varsa senden dışarı değil. Sen ne ararsan kendinde ara, çünkü her varlık sende.”

Mevlana’nın anlayışında insan sadece duyularından ibaret değildir. O zihin, beden, kalp ve ruh bütünlüğünden meydana gelen muhteşem bir varlıktır.

Mesnevi’de aktardığı bir öyküde Mevlana algının güvenilmezliği ve duyu dünyasının belirsizliğine işaret ediyor. Bu hikaye onun integral bakış açısını anlamak bakımından çok önemlidir.

Hintliler, karanlık bir ahıra bir fil getirdiler ve daha önce hiç fil görmemiş olan halka onu göstermek istediler. Hayvanı görmek için o kap karanlık yere bir sürü insan toplandı. İnsanlar ellerini uzattılar ve filin nasıl bir hayvan olduğunu anlamak için orasına burasına dokundular. İnsanlardan birisi, filin hortumunu elledi. “ Fil nasıl bir hayvandır?” diye sorunca, “Fil, bir oluğa benzer” dedi. Başka birisi filin kulağını elledi, “Fil bir yelpazeye benziyor” dedi. Bir başkası hayvanın ayağına dokundu ve “Fil bir direğe benziyor” dedi. Bir başkası filin sırtını ellemişti, “Fil bir taht gibidir” dedi. Başkaları da filin neresine dokunursa ona göre anlatmaya koyuldu. Herkes farklı şeyi gördüğü için farklı şeyi anlattılar.

Duygu gözü, ancak avuca benzer; avuç bütün fili birden kavrayamaz ki gerçeği anlayabilsin!

Denizi gören göz başka,  köpüğü gören göz başka. Köpüğü bırak da denizi gören göz olmaya bak.

‘İnsan gözdür, öte yanı deriden, etten başka bir şey değil. Gözü, neyi görürse değeri o kadardır insanın. ‘

Vefatının 743. Yılında andığımız Mevlana, bütünsel felsefesiyle 1900’lü yılların başlarında ortaya çıkan İntegral Düşünce Hareketine ilham olmanın yanında,  dünyada son yüzyılın yükselen değeri olan kişisel gelişim ve koçluk yaklaşımlarının da temelini aslında yüzlerce yıl önceden atmıştır.

Yazımı bitirmeden önce şu sıralar birçok insanın yüreğine merhem olacak  sözlerine de yer vermek isterim:

Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değiştiği yerdir.’

Buket Özen, Profesyonel Koç(PCC), Koç eğitmeni