Koçluk Neden Önemlidir? / Tamer Kudun

İnsanlık, avcı toplayıcılık günlerinden başlayarak, her zaman ileriye doğru bir gelişim göstermiştir. Ancak bütün dünyanın, kendi cinsimiz için yaratıldığı düşüncesinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Bu egomuz bizleri, XX. yüzyılın başına geldiğimizde, dünya ile ilgili bütün sorunları çözdüğümüze inanma noktasına getirmişti.
Uygarlığın son noktası olarak tanımlanan insan topluluğu, sadece 50 yıl içinde iki büyük dünya savaşı ve bir tane küresel ekonomik buhran geçirdi. Yüzümüze vurulan bu tokatlar sonrası aslında daha emekleme döneminde bir medeniyet olduğumuzu anlamış olduk.
Batı medeniyeti bütün gelişimini, insanların görülen ihtiyaçlarına göre şekillendirmiştir. Medeniyet yolunda çeşitli ilerlemeler sağlarken, bizlerin maddi ihtiyaçlarımızı birincil öncelik olarak belirlemiştir. İnsanların manevi yönlerinin önemi XX. Yüzyılın ikinci yarısına kadar tamamen göz ardı edilmiştir. İnsanların manevi ihtiyaçlarının da farkına varıldıkça ve bu yönde çalışmalar yapıldıkça özellikle son otuz yılda insanlığın gelişim hızı büyük artış göstermiştir.
Batı dünyasında, İkinci dünya savaşı sonrası büyük yenilenme hareketleri başlamıştır. Yıkılan şehirler daha güzel olarak yenilendiler. Daha güzel evler, parklar, fabrikalar …vb inşa edildiler. Tüm teknolojik imkanlarla insanların ihtiyaçlarına göre, planlamalar yapıldı. Ancak bu kez manevi ihtiyaçlar da göz önünde tutulmaya çalışılıyordu.
Ancak asıl değişim yüzyılın üçüncü çeyreği ile başladı. Batı medeniyeti, üretim şekillerinde insanı kaynak olmaktan çıkararak, faaliyetin merkezine oturtması gerektiğini anladı. Çünkü; batı kendini beğenmişliğini bırakması gerektiğini anlamaya başlamıştı. Dünyada doğu medeniyeti diye bir gerçek vardı ve doğu medeniyeti binlerce yıldır insan gerçeğini batıdan daha iyi anlıyordu. Yeni sistemimiz doğu ile batının bir karması olmak zorundadır. Doğru karmayı oluşturmak üzerinde çalışıyoruz ancak daha gidecek çok yolumuz var.
Batı medeniyetinde, standart bir orta direk vatandaş, maddi olarak her şeye sahiptir ancak yine de mutsuzdur. Dünyanın en gelişmiş ve kişi başına en zengin ülkeleri olan Kuzey Avrupa ülkeleri, intihar oranları olarak dünyanın tepesindedir. Çünkü; sistem kişiyi anlamak konusunda zayıftır. Sistem kişinin bütün maddi eksikliklerini karşılamak üzerine kurulmuştur. Halbuki kişi eksik olduğu özellikler ile değil sahip olduğu değerler ile tanımlandıkça mutlu olmaktadır.
Psikoloji bilimi; insan davranışlarını anlamaya ve açıklamaya çalışır. Davranışın nedenini saptamaya çalışır. Yani diğer bilimlerin yaptığı gibi neden-sonuç ilişkisini ortaya koymaya çalışır. Ancak bu yaklaşım insanı sadece sorunları çözülmesi gereken objelere indirgemektedir. Bu yaklaşım, psikolojik rahatsızlığı olmayan insanlara mutsuzluk vermektedir.
İşte bu noktada ortaya koçluk ihtiyacı çıkmaktadır. Koçlar; psikolog, terapist veya danışman değildir. Liberal sistemdeki rekabet içinde kaybolan ve mutsuz olan insanların, sahip olduğu değerlerin farkına varmasını sağlamaktadırlar. Değerlerinin farkına varan insanlar dünyaya daha farklı bakabilmekte ve daha mutlu olmaktadırlar. Koçlar, binlerce yıllık insanlık geçmişinden gelen evrensel bilgileri, günümüze uygun yeni tekniklerle kullanırlar. Çünkü; her çağın insanlarının maddi ihtiyaçları değişmektedir ancak manevi ihtiyaçları genellikle benzerdir. İntegral değerler yaklaşımı ile 21. Yüzyılın insanlarının, sahip oldukları değerlerin farkına varmaları sırasında yol arkadaşları olmayı istiyoruz. Biz koçlar buradayız ve sizleri bekliyoruz.

Tamer Kudun, Profesyonel Koç

 

YAZAR HAKKINDA:
İlköğretim ve lise eğitimini Trabzon’da tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi Endüstri Müh. bölümünden mezun oldu.
Tekstil, ayakkabı-terlik, değerli madenler ve gıda sektörlerinde; üç yıl Genel Müdür, beş yıl Genel Müdür Yrd., üç yıl Koordinatör ve iki yıl Müdür olmak üzere değişik pozisyonlarda yirmi yıllık bir iş tecrübesine sahiptir.
Özel ilgi alanları içinde Siyaset Bilimi, Dünya Tarihi incelemeleri ve Kişisel gelişim konuları gelmektedir. Kudun, Yönetim Danışmanları Derneği ve Trabzon Fikir Kulübü üyesidir.
Evli ve bir erkek çocuk babasıdır.
Kurumsal iş hayatı süresince, firmaların değişik departmanlarında, organizasyon şeması düzenlenmesi, süreç analizlerinin yapılması, prosedürlerin düzenlenmesi, bilgi ve mal akışlarının analizleri, akışlardaki aksaklıkların bulunarak, düzeltmelerin uygulanması, şirket içi eğitimlerin verilmesi projelerinde hem “UYGULAYICI” hem de “YÖNETİCİ” olarak bulunmuştur.
Edindiği tecrübeleri firmalara aktarmak amacı ile 2011 yılından itibaren Yönetim danışmanlığı mesleğine başlayan Kudun, 2016 yılında yönetim danışmanlığı yanına Profesyonel Koçluk yetkinliğini de katarak mesleğine devam etmektedir.
Mesleğinde, firmalar için zaman ve para kaybına sebep olan, iletişim sorunlarına odaklanmayı ana ilke olarak belirlemiştir. Özellikle Satış-Pazarlama departmanları ile üretim departmanları arasındaki iletişim ve beraber çalışma şekillerinin geliştirilmesi, organizasyon şemalarının ve görev tanımlarının düzenlenmesi projelerinde çalışmaktadır. Projelerinde danışmanlığın, koçluk ile uyumlu kullanıldığında başarı yüzdesinin daha çok arttığını deneyimlemektedir.