Kelimelerini Değiştir, Hayatın Değişsin/Buket Özen

Hayattan beklediğimiz onlarca, hatta yüzlerce şey vardır.  Ağzımızdan çıkan kelimelerin bunlara ulaşmadaki rolünü hiç düşündünüz mü?  İstediğimiz şeyi nasıl ifade ettiğimiz o kadar önemli ki… Ben koçluk yaptığım öğrencileri dinlerken hayallerini ve hedeflerini ne kadar yanlış ifade ettiklerini farkediyorum. Hedefimize ulaşmanın en öncelikli şartı, onu en doğru şekilde ifade etmektir.  Başarı ile ilgili seminerlerimde özellikle bunun önemini vurguluyorum.  Başarılı olmanın önündeki en büyük engellerden biri, ne istediğimizi net olarak ifade edemememizdir.  İnsanoğlu nedense negatif ifadeye daha meyilli olduğundan ne istediğini değil de ne istemediğini belirtir. Örneğin; borç içinde olmak istemiyorum, şişmanlamak istemiyorum, başarısız olmak istemiyorum, kimseye muhtaç olmak istemiyorum, kıskanç bir eş istemiyorum, sınavda 50’nin altında almak istemiyorum, insanların beni üzmesini istemiyorum….

Bu örnekler sayfalarca uzayabilir. Benden destek isteyen öğrencilerime ilk olarak sorduğum soru şu: Hayatta gerçekten, ama gerçekten ne istiyorsun?  Cevaplar çoğunlukla önce olumsuz cümlelerle başlıyor.  Evet diyorum, işte bu yüzden hedefine ulaşamıyorsun. Hedeflerimizi her zaman net, detaylı ve olumlu bir şekilde ifade etmeliyiz.  Bunun nedeni bilinçaltının çalışma sistemi. Bilinçaltı o kadar büyük bir kapaziteye sahiptir ki… Aslında doğduğumuzdan beri duyduğumuz, gördüğümüz ve öğrendiğimiz hiç bir şey bir yere kaybolmuyor. Gerektiğinde yardımımıza koşmak için hard diskte depolanıyor.  Bilinçaltımız sonsuz bir hazine ve biz dinlemiyorken duyduklarımız, bakmıyorken gördüklerimiz bile orada mevcut. Bu hazinenin  amacımıza hizmet etmesi için bir tek şeye ihtiyacımız var: Bilinçaltına göndereceğimiz olumlu bir komuta.  Onu bir robot veya insana hizmet eden çok donanımlı bir makina gibi düşünün. Tüm vücudunuzu, beyninizi ,duygularınızı, hatta hormonlarınızı yöneten çok becerikli bir uşak gibi. Ancak muhakeme kabiliyeti yok. Söylediğiniz herşeyi, ama herşeyi emir olarak algılıyor.  Örneğin ‘ben şişmanım’ dediğinizde, şiman olmayı istediğinizi sanıyor ve bunun için gereken düzenlemeleri yapıyor. Metabolizmanızı yavaşlatıyor, kan şekeriniz ile oynuyor, ya da canınızın  kilo yapan yiyecekler istemesini sağlıyor. ‘Ben başarısızım’ dediğinizde başarısız olmanızı sağlayacak seçimler yapmanızı sağlıyor. ‘Ben şanssızım’ diyen kişi devamlı olarak şanssız seçimler yapmaya meyilli oluyor. Sarf ettiğimiz kelimeler beyinde inanç olarak yerleşiyor ve bilinçaltı bizi inandığımız gibi yaşatmaya çalışıyor. Bunu istediğimizi sanıyor çünkü.

Peki ,’Bu güne kadar hep yanlış komutlar vererek, hayatımızı yanlış yönlendirdik, bunu düzeltmenin imkanı yok mu?’ diye soracak olursanız, tabiiki var. Hedeflerimizi olumlayarak.

Size tavsiyem , bu güne kadar kendinize söylediğiniz tüm olumsuz ifadeleri bir kağıda listeleyin. Bunların üzerini tek tek çizerek olumlu ifadeler haline getirin, ve en sonuna ‘yapabilirim’ ekleyin. ‘Ebilirim’ ekinin  bilinçaltı üzerinde hipnotik telkin etkisi vardır. Olumsuz cümleler ve zorunluluk kalıpları kullanmayın.  ‘meli, malı’ gibi zorunluluk ekleri de bilinçaltında stres yaratır. Direnç göstermesine sebep olur.

Örnekler:

Kilo veremiyorum- Kilo verebilirim.

50’nin üzerinde not alamıyorum- 50 nin üzerinde not alabilirim. ( Hatta direk hedeflediğiniz notu yazın: 90-100 alabilirim)

Şanssızım- Şanslı olabilirim.

İnsan ilişkilerinde başarısızım- İnsan ilişkilerinde başarılı olabilirim.

Kimse beni sevmiyor- Kendimi insanlara sevdirebilirim.

Matematiği anlamıyorum- Matematiği anlayabilirim.

Başarısız olmak istemiyorum- Başarılı olabilirim.

Bu cümleleri yazdıktan sonra her gün göreceğiniz bir yere, deftere veya duvarınıza asın. Bunları devamlı söylemeseniz de bilinçdışı zihniniz her gördüğünde tekrarlayacaktır. Bir ay kadar her gün bakın, veya içinizden tekrar edin. Uzmanlarının tespitine göre bir düşüncenin veya davranışın alışkanlık haline gelmesi için en az 21 kere tekrarlanması gerekir. Halbuki olumsuz olanları belki yüzlerce kere düşündük veya söyledik. hadi yuvarlak hesap olsun, bunları da 21 değil 30 gün tekrarlayalım. Bu yeni düşünce kalıplarını benimsedikten sonra hayatınızda bazı şeylerin değişmeye başladığını göreceksiniz.  Gandhi’nin dediği gibi:

“Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür…”

 

BUKET ÖZEN

PCC-Öğrenci ve Kariyer Koçu