İşletmelerin Ömrü Neye Bağlı?

Karıncalar hep şaşırtmıştır beni, koşullar ne olursa olsun hep çalışırlar. Bastığımız  zeminde milyonlarcası, milyarlarcası ezilip ölecek olmasına ragmen, yine de görevlerini yapmaktan hiçbir şekilde vazgeçmezler.

Karıncalar dünyasını araştırırken . işbölümü ve ekip çalışmasının en akıllı örnekleriyle karşılaştım. Kimi karıncaların çiftçi, kimilerinin tekstilci, kimilerinin asker, kimilerinin inşaat işçisi olduklarını öğrendim. Erkek karıncaların birkez çiftleşme hakkı olduğunu ve sonra öldüklerini ancak türün devamı için bunu yine de yaptıklarını öğrendim.

Toplumbilimcilerin feyz aldığı karınca dünyası, sosyal örgütlenme için bugün mercek altında. Bu bilgiler karıncalara nasıl ulaşıyor ? diye artık sorgulamıyorum, çünkü evren sistemlerin yaşaması için tüm bilgileri bize sunuyor. Bu bilgileri anlamak, yorumlamak  ve faydalanmak için doğal yaşamı daha fazla incelemeye ihtiyacımız var.

Evren, iç içe geçmiş sistemlerin bütünüdür. Sistem dediğimizde, belli bir yer ve zamanda belli bir amaç etrafında toplanan öğeler bütününden bahsediyoruz. İnsan da iç içe geçmiş sistemler bütünüdür. Sistemlerin her biri, bir diğerinin alt ya da üst sistemi olup birbirleriyle karşılıklı etkileşim halindedir. Örneğin, psikolojisi değişen bir  insanın hızlı nefes alıp vermesi, kalbinin hızlı çarpması gibi. Sistemler, öğeleri arasındaki pozitif etkileşimden doğan uyum ve  davranış birlikteliği  sayesinde yaşayabiliyorlar.

İşletmelerde yönetim, pazarlama, finans, bilgi teknolojileri, insan kaynakları, üretim, araştırma vb. pek çok sistem mevcut. Ortak hedef,  işletmenin vizyonunu gerçekleştirmek . Ancak, sistemin  öğeleri arasında davranış birlikteliği yoksa, kaosa sürükleniyor ve bir sure sonra yok oluyor.

Davranış birlikteliği, öğelerin işletme vizyonuna hizalanmasıyla yani öğelerin sisteme entegre edilmesiyle ortaya çıkıyor.  Öğeleri, “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” ilkesiyle hareket eden sistemler ,  öğelerinin  aritmetik toplamından daha büyük enerjiye sahip oluyor ve ilerleyebiliyorlar.

Geçen yazımda ceviz ağacının yaşam mücadelesi verdiğinden bahsetmiştim. Karşılaştığı zorluk, arazi taşlık olduğu için köklerinin gelişme olanağı bulamaması ve sert rüzgarlara dayanamamasıydı. İşletmelerde sisteme entegre edilemeyen öğeler, ceviz ağacının dibindeki taşlara benzerler, sistemin yaşamını tehdit ederler.

Evrensel bilgelik perspektifinden baktığımızda, her sistem bir diğerinin yaşaması için vardır. Bu nedenle herhangi birindeki aksaklık mikrodan makroya tüm yaşamı etkilemektedir. Ormanların yok edilmesi, kısa vadede burada yaşayan canlıları da yok eder, uzun vadede ise hava kirliliği, kuraklık ve erozyon gibi olgularla tüm yaşamı sona erdirir. İşletmelerde böyledir. Sistemleri istediğiniz dilde programlayabilir, kurabilirsiniz. Ancak, o sistemi işletecek olan insandır. İnsanı sisteme entegre edemediğinizde , işletmenin ömrü uzun olmayacaktır.

Gelecek yazıda, insanın sisteme nasıl entegre edilebileceğini irdeleyeceğiz.

Hatice Yıldıran
PCC, MBA, Koçluk eğitmeni