HADİ ÇIK ORDAN!

HADİ ÇIK ORDAN!

 

Hayat konfor alanının dışına çıktığınızda başlar

Neale Donald Walsch

 

 

Başarılı ve mutlu olmak için konfor alanının dışına çıkmak gerektiğini duymuşuzdur. Peki, gerçekte bu konfor alanı nedir, ve bunun dışına nasıl çıkılır?

 

Konfor alanının kaygı seviyesi ile doğrudan ilgisi vardır. Konfor alanı kaygı seviyemizi düşük seviyede ve sabit tutmamıza yarar. Bu genelde sık sık yapmaya alışık olduğumuz rutin davranışlarımız sırasında mümkündür. Mesela, yemek yapmak, işe gidip gelmek, televizyon seyretmek gibi rutin davranışlarımızı düşünün. Bu sırada yüksek kaygı ve sıkıntı hissetmeyiz. Adeta otomatik hale gelmişizdir, bu nedenle bu davranışlar konfor alanımızda kalmamızı sağlar.

 

İnsanlar yeni şeyler denemeyi, bir atılım veya değişiklik yapmayı konfor alanının dışına çıkmak olarak ifade ederler. Diğer bir deyişle kaygı seviyemizi yükseltecek herhangi bir davranış konfor alanımızın dışına çıkmaktır. Biraz şaşırtıcı gelebilir ama bazen kaygı seviyemizin yükselmesi faydalıdır. Yeni şeyler denemeye, değişime kendimizi zorlamak ve performansımızı arttırmak için kaygıya ihtiyacımız vardır.  Başarıya ulaşanlar konfor alanının dışına çıkabilmeyi başaranlardır.

 

Soru şu: Başarımızı çoğu durumlarda kısıtlayan bu alandan nasıl çıkabiliriz? Küçük adımlarla başlayarak…. En basitinden bir örnek verecek olursak, diyelim bir restorana gittik ve önümüze havalı bir menü geldi. Birbirinden güzel görünen ağzımızı sulandıracak birçok alternatifin hepsini tarar ve sonunda yine en çok yediğimiz klasik yemeği seçeriz.  Gardırobumuzda birçok giyecek olmasına rağmen sabah kalktığımızda yine her zaman giydiğimiz kıyafete uzanıveririz. Saçımızda değişiklik için kuaföre gittiğimizde son anda ‘yok yok siz modelini değiştirmeyin, sadece uçlarından biraz kısaltın yeter’ deyiveririz.

 

Bir gün bu rutini kırarak hiç tatmadığınız bir yemeği deneyin veya bunun gibi günlük rutin alışkanlıklarınızdan sizi zorlamayacak bir kaçını değiştirin. Örneğin, her zaman TV seyrettiğiniz koltuğu değiştirip başka bir koltuğa geçin, işe veya okula giderken her zaman kullandığınız yolu değiştirin, başka bir sokaktan girin, veya her zaman kullandığınız vasıtayı değiştirin. Arabanız olsa bile bir gün mümkünse toplu taşıma kullanın, yattığınız veya kalktığınız saati değiştirin, her sabah kahvaltıda yediğiniz veya içtiğiniz bir şeyi değiştirin. Ofisinize gider gitmez yaptığınız ilk şey kahve içmekse, bir gün bir bitki çayı deneyin. Bunların ne faydası olacak? Bu değişiklikler sizi yavaş yavaş değişime alıştıracak. Bilinçdışı zihniniz değişiklik yaptığınızda her hangi bir tehdit ile karşılaşmadığını hissedip sizi otomatik pilottan çıkaracak ve daha büyük değişikliklere de alıştırmış olacak. Artık kaygı seviyenizi rahatlıkla ayarlayabileceksiniz. İşte bu kadar basit… Her gün sizi hiç zorlamayacak küçük değişikliklerle başlayıp büyük değişimlere adım atabilirsiniz.  Hayatı çok daha değişik açılardan görebilmek ve bizi adeta zincirleyen konfor alanımızın dışına çıkma egzersizlerine hemen bugün başlayalım. Konfor alanına meydan okumanın aslında size garip bir zevk verdiğini de göreceksiniz. Robot hayattan gerçek yaşama adım attığınızı hissedeceksiniz. Mesela ben yarın kahvaltıda meyve yiyeceğim. Meyveyle çok aram yok aslında. Ama deneyeceğim. Ne dersiniz? Her gün küçük bir şey değiştirmeye var mısınız? Her günlük rutinimizde ufak bir değişiklik yaparak büyük değişimlere yelken açabiliriz.

 

Buket Özen

ID Coaching International

Coach Trainer, PCC