Gerçekler ve Gerçekleşen Hayaller Üzerine / Füsun Soydan

“Yapamam ki, yapamadım… Uygun koşullara sahip olsaydım ben de bugün farklı konumda olurdum” Birçoğumuzun sıklıkla kullandığı sözcükler bunlar…  Bazen yaşadığımız olaylarla başa çıkamayacağımızı, içinde bulunduğumuz şartları değiştiremeyeceğimizi düşünürüz. Çaresizlik içinde bir kabullenmeyle hayatımız monotonlaşır, yaşam zevkimiz azalır, hatta tükenmişlik hissi duyabiliriz. Halbuki  böyle anlar, harekete geçip, atılım yapma zamanımızın geldiğini gösterir. İçinde bulunduğumuz durumdaki gerçekleri saptayıp, kendimize yeni bir yol haritası belirleyebiliriz. Yaşam haritamız içinde bulunduğumuz gerçekliğe uygunsa, hedefe varmak kolaylaşır. Bu bir “hayatımızı gözden geçirme” sürecidir. Bu süreç; vazgeçmeler ve düzeltmeler yapmayı gerektiren, bazen çok sancılı ve acı verici bir süreç olabilir.

Karateci olmak isteyen Japon çocuğun hikâyesini bilirsiniz. 10 yaşındayken bir kaza sonucu sol kolunu kaybeden çocuğa, moralinin düzelmesi için babası bir karate hocası tutar.

Hoca ilk dersinde çocuğa karşısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurma hareketini gösterir. İkinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep aynı hareketi çalışırlar. Çocuk artık bu hareketi çalışmaktan sıkılmıştır ve hocasına “hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek” der. Hoca ise bunu kabul etmeyerek, dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bu hareketi çalışmayı bitirmeyeceğini söyler. Çocuk bu teknikte iyice uzman olmuştur.

Hocası bir gün elinde bir kâğıtla gelir, kâğıtta çocuğun gençler karate şampiyonasına katılabileceği yazmaktadır. Çocuk bu duruma  şaşırır  fakat çok da mutlu olmuştur. Ertesi gün salonda ilk rakibinin karşısına çıkacakken hocasına bu işin nasıl olacağını sorar ve sadece tek hareket bildiğini söyler. Hocası ise “sadece başaracağına inan ve hareketini yap” cevabını verir. Çocuk müsabakaya çıkar ve tek hareketiyle rakibini eler. Hatta tek hareketle finale kadar çıkmayı başarır. Finalde karşısında kendisinin iki katı birisi vardır. Önce çok korkar ama başaracağına olan inancı tamdır ve bildiği hareketi yaparak son rakibini de yenmeyi başararak şampiyon olur. Büyük bir mutluluk ve heyecanla hocasının yanına koşar ve sorar “hocam nasıl olur anlamıyorum, sadece tek bir hareket biliyorum, tek kolluyum ve şampiyon oldum.” Hocası çocuğa bakar ve der ki, “senin yaptığın hareket karatedeki en zor hareketlerden biridir. Ve bir tek savunması vardır o da, rakibin sol kolunu tutmak.”

Burada Karate hocasının yaptığı, sadece çocuğun gerçeğine uygun hareket planı oluşturmaktı. Çocuk ise antrenmanları sırasında çok sancılı bir dönemden geçmiş olsa da hayalini gerçekleştirdi.

Her zaman bir yol vardır, aksi olsaydı dünya bugünkü durumuna gelemezdi.

 

ACC

ACC

Yazar: Füsun Soydan – Profesyonel Koç

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü mezunuyum. İş hayatına bankacılık sektöründe başladım. Bu sektörde 25 yıl çalışdıktan sonra sektör değiştirmeye karar verdim. Bankacılık hayatımın son 10 yılında, aldığım eğitimlerin de etkisiyle kişisel gelişim ve psikolojiye ilgi duymaya başlamıştım. Bu konuda neler yapabileceğimi araştırırken geçmiş yöneticilik deneyimimi kullanabileceğim koçluk fikri cazip geldi. Geçen yıl bir arkadaşımın aracılığıyla  ID Coaching ile tanıştım ve koçluk eğitimleri aldım. Şu anda profesyonel koç olarak çalışmaktayım.