Eyvah! Yapay Zeka Geliyor… / Füsun Soydan

Çocukluğumda annemin merdaneli çamaşır makinası ile, çamaşır günlerini kendine dert ettiğini, bütün bir gününü bu işe ayırdığını hatırlıyorum. 80’li yıllarda tam otomatik çamaşır makinaları evlere girdiğinde annemin ve bazı komşularımızın acaba deterjan aldımı, suyu var mı,temiz yıkıyor mu diye başında beklediğini bilirim. Sonuçları görünce ikna oldular hayatları kolaylaştı. Tüm bu otomasyona geçişle birlikte iş hayatına giren kadınlarımızın da sayısı arttı.

Bilgisayarların hayatımıza girmeye başladığı ilk yıllarda işsizler ordusu doğacağı düşünülüyordu. Bankacılık mesleğine başladığım 1988 yılında pek çok banka ve kurum henüz bilgisayara geçmemişti. Benim çalıştığım banka otomasyona geçmiş olmakla birlikte, değişik işlemler için 3 farklı tip bilgisayar kullanıyorduk. Bu gün elimizdeki telefonlarla o gün 3 farklı bilgisayarda yaptığımız işlemlerden fazlasını yapıyoruz.

Şimdilerde yapay zeka kavramından çokça söz ediliyor,insansız ulaşım araçları bazı ülkelerde kullanılmaya başlandı, artık şoförsüz arabalar konuşuluyor. Uluslararası bir maden şirketinde çalışan mühendis bir arkadaşım maden alaşımları hazırlanırken dozaj ayarlamada yapay zeka kullandıklarından, insan eliyle yapılamayacak çok hassas ölçümler yapılabildiğinden bahsetti. Bir kaç ay önce televizyonda izlediğim bir programda ingilizce olarak programlanan yapay zekanın kendi aralarında yeni bir lisan geliştirdiklerini duyduğumda ürperdim ve yapay zekayı biraz daha araştırmaya başladım. Anlaşılıyor ki yakın gelecekte pek çok alanda hayatımızda olacak.

İnsan Kaynakları konusunda da yapay zeka ön plana çıkıyor. İşe alımlar, performans değerlendirmeleri, performansı düşüren nedenleri saptama, çalışanlara önerilerde bulunma, verilerin oluşturulması, arşivleme… yapay zekanın işi olacak. Sonuç olarak Yapay zeka bu kadar şeyi yapacaksa insanlar ne iş yapacak endişesi doğuyor, yapay zekanın kullanım alanlarının çoğalmasıyla işsizliğin %14 civarında artacağı öngörülse de, ben çok kötümser değilim. Geçiş dönemleri biraz sancılı olabilir belki ama yeni iş alanları mutlaka ortaya çıkacaktır. Nasıl ki bilgisayarların hayatımıza girmesiyle yeni  meslekler doğdu ;bilgisayar mühendisliği, programcılar, tamirciler ya da telefonu kılıfı ve aksesuarı üretimi gibi.(Bu gün her alış veriş merkezinde bir kaç tane telefon aksesuar dükkanı var.)

Çalışanların veri toplama gibi yoğun zamanını alan işleri yapay zekaya devretmesiyle yaratıcılıklarını geliştirebilecek, belki çalışma saatleri azaltılarak kendilerine daha fazla zaman ayırabilecekler. Bu da yeni iş alanları açılmasına neden olabilecek. İnsani değerlerimize daha çok sarılacağız ve koçluğun önemi artacak. İnsanların yeni alanlara kayması, değişimi yönetmesi özellikle de geçiş dönemlerinde koçluk ihtiyacını doğuracaktır.

Değişimin sırrı,tüm enerjini eskiyle  savaşmak yerine yeniyi yaratmak için odaklanmandadır.” demiş  Socrates. Koçluğun özü de zaten danışanlarının değişimi yönetmelerinde, yeni oluşumlarda neyi farklı yapmaları gerektiğini bulmaları konusunda yol arkadaşlığı yapmaktır.

Evrensel Temel Gelir

Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle, son bir kaç yılda işsizliğin doğuracağı bir takım tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla “Evrensel Temel Gelir” kavramı tartışılmaya başlandı. Ülkemizde de “Vatandaşlık Temel Geliri”adıyla bir platform oluşturuldu. Amaç ayırım gözetmeksizin tüm vatandaşlara temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelir sağlanması. Bu konuda Elon Mask’ın ifadesi şöyle “Otomasyon yüzünden Evrensel Temel Gelir veya benzeri bir modele geçiş yapmamız olası. Otomasyon, işsizliği artırırken verimliliği de yükselteceği için ortaya çıkan gelir ve yararın topluma dağıtılması gerekiyor.”

İsviçre, Finlandiya, Kanada gibi ülkeler bu konuyu uygulamaya koymak üzere çalışmalar yapıyor ve yakın gelecekte uygulamaya konulacak gibi görünüyor.

Finlandiya, rastgele seçtiği 2.000 Finliye aylık 560 Euro vererek bir deney başlattı. eBay kurucusu Pierre Omidyar ve Linkedin kurucusu Reid Hoffman yapay zekanın yaygınlaşması sonucu olası toplumsal zararları küçültmek ve toplum yararına işler yapılması amacıyla 10 ‘ar milyon dolarlık bağış yaptıkları basına yansıyan haberlerde yer aldı.

Her dönemde olduğu gibi ‘Digital Çağda’da değişen dünyaya uyum sağlayanlar yola devam edecek,uyum sağlayamanlar sistem dışında kalacaklardır.Ancak çağlar değişse de ‘Değişmeyen tek şeyin değişim’ olduğu değişmeyecek.

 

ACC

ACC

Yazar: Füsun Soydan – Profesyonel Koç ( ACC )

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü mezunuyum. İş hayatına bankacılık sektöründe başladım. Bu sektörde 25 yıl çalışdıktan sonra sektör değiştirmeye karar verdim. Bankacılık hayatımın son 10 yılında, aldığım eğitimlerin de etkisiyle kişisel gelişim ve psikolojiye ilgi duymaya başlamıştım. Bu konuda neler yapabileceğimi araştırırken geçmiş yöneticilik deneyimimi kullanabileceğim koçluk fikri cazip geldi. Geçen yıl bir arkadaşımın aracılığıyla  ID Coaching ile tanıştım ve koçluk eğitimleri aldım. Şu anda profesyonel koç olarak çalışmaktayım.