Değişim / Füsun Soydan

“Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun, hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?”

Şems-i Tebrizi

Bilemezsiniz. Denemeden, harekete geçmeden öğrenemezsiniz, hayatı keşfedemez, zor durumlara karşı kolay ve çabuk çözüm bulma kolaylığınız olmaz. Hayatın karşımıza çıkardığı zorunlu değişikliklerde, ardımızda kalan kapıya bakıp kalmaktan önümüze açılan yeni kapıları görmez, mevcut durumumuzu korumak adına hayatımızda değişiklik yapmaktan kaçınırız.

Özellikle iş hayatında çok sık karşılaşılan bir durumdur, daha iyi koşullarla gelen teklifleri ne kadar istesek de kabul etmeye cesaretimiz olmaz, sırf mevcut durumu korumak için. Ancak gereken adımları atmazsak, önümüze açılan kapılardan girmeye cesaretimiz olmazsa hayatın bize sunacağı yeni fırsatları da kaçırmış oluruz. Çoğumuz yeniliklere, değişimlere açık olamamaktan kim bilir neler kaçırdık. Elbette, yeni başlangıçlar sırasında zorluklar çıkacak, belki uyum sağlamamız zaman alacaktır. Bu durumda önemli olan kendimize inanmak, içimizdeki potansiyele güvenmektir. Değişikliklere adım atıp, önümüze çıkan zorlukları aştıkça kendimize olan inancımız ve güvenimiz artacak, sonrasındaki adımlarımız da daha büyük olacaktır, bu zorlu sınavlardan geçerek hayallerinizdeki kariyere ve hedeflerinize  ulaşacaksınız. Ardınızda bıraktığınız zorlu geçen yıllarınızı da gülümsemeyle hatırlayacak, gelecek zamanda karşınıza çıkacak zorluklardan yılmayacak hale geleceksiniz.

Bu durum iş hayatımızla da sınırlı değil elbette.

Hayatımızda yeni yollar, yeni yerler keşfetmek, yeni insanlar tanımak için de önümüze açılan kapılardan girecek  cesaretimiz olmalı.

Kendi yaşadığım bir maceramdan örnek vereyim:

İş hayatımın ilk yılıydı, Hamburg’da yaşayan bir arkadaşımın daveti üzerine 15 gün izin alarak kendisini ziyarete gittim. Amacım 15 gün sadece Hamburg’ da kalmak değil, Almanya’ yı baştan başa gezmekti. Arkadaşım çalıştığı için ben bu seyahati yalnız yapacaktım. İznimin 4. gününde trenle sabah Hamburg’ dan yola çıktım, bir kaç şehri dolaştıktan sonra geceyi Düsseldorf’ da geçirecektim. Ancak önceden otel rezervasyonum yoktu ve o günkü bir etkinlik nedeniyle otellerde boş oda yoktu. Gece sokakta kalmayı göze alarak, aramalarıma devam ettim ve gece yarısına doğru, bir odada  dört kişinin kaldığı bir hostelde yatacak yer bulabildim. O gün vaz geçip Hamburg’a arkadaşımın evine, yani konfor alanıma geri dönebilirdim, dönmedim, hayatım altüst olur diye korkmadım, o an önüme açılan kapıdan girme cesaretini gösterdim. Yeni yerler keşfettim, kaldığım hostelde dünyanın farklı ülkelerinden insanlar tanıdım, arkadaşlıklar kurdum. Sadece yeni insanlar değil kendimi de tanıdım, maceracı, meraklı  bir ruhum olduğunu da keşfettim. Kendime güvenim arttı. Zor durumların üstesinden gelebileceğimi öğrendim, dahası çocukluk hayalim olan yabancı ülkeleri gezme hayalimi gerçekleştirmem için büyük bir adım atmış oldum. Elbette o an sokakta kaldığımda kendimi çok kötü hissettim, ancak şimdi yüzümde kocaman bir gülümsemeyle “iyi ki yapmışım anlatacak hikayelerim var” diye anıyorum.

Değişimlerinizin yüzünüzü güldürmesi dileğiyle.

 

Yazar: Füsun Soydan – Profesyonel Koç

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü mezunuyum. İş hayatına bankacılık sektöründe başladım. Bu sektörde 25 yıl çalışdıktan sonra sektör değiştirmeye karar verdim. Bankacılık hayatımın son 10 yılında, aldığım eğitimlerin de etkisiyle kişisel gelişim ve psikolojiye ilgi duymaya başlamıştım. Bu konuda neler yapabileceğimi araştırırken geçmiş yöneticilik deneyimimi kullanabileceğim koçluk fikri cazip geldi. Geçen yıl bir arkadaşımın aracılığıyla  ID Coaching ile tanıştım ve koçluk eğitimleri aldım. Şu anda profesyonel koç olarak çalışmaktayım.