Bugünü Geleceğimiz Oluşturuyor

Bilge’ye “Olympos’a nasıl gideriz?” diye sormuşlar, Bilge “Adımlarını o yöne çevirerek” diye yanıt vermiş. Kıssadan hisse, hepimiz bugün atacağımız adımlarla geleceğimizi inşa etmeye çalışıyoruz ve bugünkü adımlarımızın yönünü gelecekteki büyük resmimiz oluşturuyor. Kaderci bir anlayışla ya da şimdiye dek üzerinde hiç düşünmedikleri için kimileri gelecekle ilgili pek yorum yapmazlar.

Bu değişimleri kaçımız çizgi üstünde karşılıyoruz, kaçımız çizgi altında. Kaçımız” keşke” ile başlayan cümleleri doladı diline, kaçımız “ya eğer olursa“korkusuyla adım atmaktan vazgeçiyor.

Bugün kendimize bu açıdan bakalım, şimdi şu an geleceğimizi nasıl görüyoruz, bulanık mı, net mi? Renkli mi, siyah beyaz mı? Film mi, resim mi? Büyüklüğü nasıl? Akıcı mı, sıkıcı mı? Biz bu filmin ya da resmin neresindeyiz? Görüntüler nerede? Sesler var mı? Nereden geliyor, ne duyuyoruz? Ya hisler? Hisler nasıl? Acı mı, umut mu? Heyecan mı? Mutluluk mu? Gurur mu? Koku var mı? Tat var mı?
Bu analizi yaparken görüntülerimiz bulanıksa bugünkü davranışlarımız da belirsiz olacak, rüzgâra kapılan kuru bir yaprak gibi oradan oraya sürükleniyor olacağız. Görüntülerimiz karanlıksa bugünkü düşüncelerimiz karamsar, hislerimiz olumsuz olacak, kendimize de çevremizdekilere de zehrimizi saçacağız.

 

Geleceğimiz parlak ve renkli bir resim ya da film olarak bizi içine alıyorsa bu parıltı ve renklerden taşan enerji evrenin enerjisiyle birleşip bizde tutkuya ve coşku seline dönüşüyor. Adımlarımız planlı bir şekilde o parıltıya götürüyor bizi, tek bir odağımız oluyor, küçük hesaplarla uğraşmıyoruz, olur olmaz şeyleri problem haline getirmiyoruz , zaman anlamını yitiriyor. Tüm gücümüzle ne yapıp edip o görüntünün içine girmeye çalışıyoruz, tüm kaynaklarımızı harekete geçiriyoruz ve bir gün kesinlikle o hayalimizi gerçekleştiriyoruz.

 

Walt Disney Eğlence Merkezi’nin muhteşem bir törenle açıldığı gün “Keşke Walt da hayatta olsaydı da bugünü görebilseydi”diyen gazeteciye Walt Disney’in kardeşinin verdiği yanıt önemlidir: ”Walt bugünü çok önceden görmüştü” Evet kesinlikle haklıydı, Walt bu resmi görmeseydi, Walt Disney endüstrisi olmazdı. Walt Disney bu büyük hayali tek odalı barınağında farelerle yaşarken kurmuştu. Bu hayal onu o noktadan çıkardı, aksi takdirde yoksulluk yoksunluğa, yoksunluk karamsarlığa dönüşecek ve sıradan bir Walt’ı hiçbirimiz tanımayacaktık.

 

Yeteri kadar isterseniz, istediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz. Bunu bedeninizden taşan ve dünyayı yaratmış olan enerji ile birleşen bir coşkuyla istemelisiniz.” diyor Sheila Graham, bu coşku bizim geleceğimizin resminde, yoğunluğu bizim kalbimizde, büyüklüğü gözlerimizde, sesi kulaklarımızda ve tüm bu bilgiler bizim beynimizde. Biz düşündüğümüz kişiyiz. Beynimize kaliteli tohumlar atarak yeşertelim, yeşil tüm evreni kucaklasın, nasıl yapacağımızın önemi yok, adımlarımızı o yöne çevirmemiz yeter.

 

ID Coaching International, gelecek tasarım atölyelerinden birine dahil olarak bugünü anlamlı hale getirmeniz olanaklı. Hadi başlayalım bugünümüze yön vermeye, gitmek istediğimiz noktayı belirlemeye. En zoru için hazır mıyız?

 

-Kalkın Ayağa…

 

Hatice Yıldıran

MBA, Profesyonel Koç ve Koçluk Eğitmeni