Astroloji Neden Rağbet Görüyor?

Gelecek merakı insanlık tarihi boyunca devam eden, bireylerin ve kurumların yaşamsal konusu. İnsanlar giderek daha fazla astrolojiye yönelmekte. Kurumlar dahi astrologlardan danışmanlık almakta. Neredeyse yıldızların ve gezegenlerin hareketlerine göre yaşar olduk: “Dikkat Merkür geri gidiyor,önemli kararlar almayın” ya da “Satürn’ün etkisi şu burçlar için sert olacak, anlaşmalara imza atmayın…”

İnsanlar nedenini anlayamadıkları doğa olayları karşısında buna benzer mesajlarla yaşıyordu. Bilim ve teknolojinin baş döndüren bir hızla geliştiği günümüzde astroloji neden bu kadar rağbet görüyor? Yanıtı basit. Geleceği öngörmek tüm zamanlardan daha zor hale geldi. Gün geçtikçe daha fazla kaosa sürüklenen dünyada akşamdan sabaha ne olacağı kestirilemezken insanların her zamankinden daha fazla astrolojiye merak sarmaları anlaşılabilir bir durum.

Dünyanın herhangi bir bölgesindeki doğal ya da siyasal bir olgu, öbür uçtaki bir bölgeyi etkileyebiliyor.Her yerde kaos var. Yaşamda kalmak için herkesten her şeyden medet umar olduk. Astrolog beyan ediyor: “Balık burcu kadınları, sizin için aşk görünüyor” balıklar aşka koşuyor. “Yengeçler, lütfen bugünlerde çatışmalardan uzak durun” yengeçler ağzını açmıyor. Dünyayı astrologlar yönetiyor.

Bir koç olarak, gelecek planlama odaklandığımız temel konu. Peki öngörülemez geleceği nasıl planlayacağız? Füturist Ufuk Tarhan, gelecek planlama ile ilgili bir konuşmasında “Bugünü oluşturan gelecektir” diyordu. Geleceği öngöremiyorsak bugünümüz nasıl olacak? Belli ki “karışık”

Alan Kay, “Geleceği öngörmenin en emin yolu, onu inşa etmektir” diyor. İşte bu söz tüm bu kaos ortamından bizi çekip çıkaran sihirli bir anahtar. Geleceği inşa etmek isteyen ister kurum olsun ister birey, bu sözü sihirli bir anahtar olarak kullanıp karmaşadan kurtulabilir.

Nasıl? Gelecek nasıl inşa edilir? Bu konu da füturistlerin ve profesyonel koçların uzmanlık alanı. Bilinmezlik, karmaşa yani kaos yaratmakta, kaos ise entropiyi artırarak ölüme sürüklemektedir. Yaşamda kalmak için netleşmeye ihtiyacımız var. Bunun da en sağlıklı yolu koçluktan faydalanmak. Kim olduğumuz ve ne istediğimizle ilgili keşif sürecimiz oraya nasıl ulaşacağımızın da yanıtlarını barındırıyor. İşte bu noktada yol ayrımına geliyoruz. Ya karmaşa ortamında ölümü bekleyeceğiz ya da netleşerek yaşamda kalacağız. Seçim tamamen bize ait: Geleceği inşa etmek için neyi bekliyoruz?

Hatice Yıldıran

MBA, Profesyonel Koç, Koçluk Eğitmeni